Kia Ceed Türkiye Destek Forumu

Kia Ceed / Pro Ceed / Ceed SW / Forum Sitesi - vBulletin

Kia Ceed Türkiye Destek Forumu
  • CeedclubTR Forumu'na Hoşgeldiniz!
  • Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz.
    Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt Olmalısınız. Foruma üye olarak konu açabilir, konuları cevaplayabilir, anketlerde oy kullanabilir, anket oluşturabilir, üyelere oy verebilir, mesajları beğenebilir, durumunuzu güncelleyebilir, üyeler arasında özel mesaj alıp gönderebilir ve daha birçok şey yapabilirsiniz.
    Üye değilseniz buradan Kayıt Olun.

    Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
    Toplam 24 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
    1. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Hayranı

      Üyelik tarihi
      22-03-13
      Nerden
      Ankara
      İsim
      Ergin
      Soyisim
      YILMAZ
      Araç
      2013 Kia Ceed SW Premium - Dizel-Otm

      Merhabalar,

      Forumda eksik kaldığını düşündüğüm, ayrı bir bölüm olması gerekliliğine inandığım ve aslında en önemli konulardan biri olan 'Trafik Medeniyeti' hakkında bir iki laf etmek isterim.

      Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımı Amerika Birleşik Devletleri'ne uğurladım. Oraya kalıcı olarak giden bu arkadaşımın ilk izlenimlerinin hep trafikle ilgili olması beni şaşırttı. Ne yediğini, nerede gezdiğini veya insanların davranışlarından söz edeceğini düşünüyorken, ilk olarak trafikten bahsetmesi bana garip geldi.

      Kendisiyle birkaç kez görüntülü konuştuk ve o sırada kamerayı çevirip, ana yola çıkmaya çalışan bir sürücünün davranışını gösterdi. Eğer bu sürücü gözün görebileceği oldukça uzakta olan bir araç bile görse ana yola çıkmıyor. Yol bomboş olana dek bekliyor. O kadar çok bekledi ki (yani bizim ülkemizde 100 tane araç o arada yola çıkmıştı bile).

      Bir de şundan bahsetti, diyor ki: "Abi burada kimse birbirini geçmiyor". Yani belirlenen hız limitini aşmadan herkes birbirini takip ediyormuş. Birisi durdu, diğeri de hemen arkasında duruyor. Eğer öndeki araç kenara çekmiyorsa hiç kimse öndeki aracı geçmiyor ve oldukça yavaş sürüyorlar.

      Bunları duyunca aklıma bizim trafikteki, tacizi tecavüze dönüştüren insanlarımız aklıma geldi. Sonra uzun uzun, trafikteki bu halimizi genel yaşantımız üzerine bir deney kabul ederek düşündüm (şimdi çok sakin sürüyorum ve genelde şehir içinde 50 km/h yi geçmiyorum, kimseyi taciz etmiyorum ve benden teknik olarak zayıf olan yaya ve motosikletlere yol veriyorum. Çizgiden taşmıyorum ve ne yapacağı belirli sakin bir sürücüyüm ama eskiden ben de boş acelesi olan bir insandım (insanmıydım?))

      Başarılı olmanın sırrı neydi, ya da mutlu olmanın? Arkadaşımın gerek trafikle ilgili gerekse yeni yaşantısı ile ilgili anlattıkları hep huzura, sakinliğe ve mutluluğa hizmet eden yaklaşımlardı.

      Trafikteki bu huzursuz, aceleci ve saygısız halimiz yaşantımız her alanında mevcuttu. Eğer bilim, teknoloji ve insanlık anlamında yükselmek istiyorsak yavaş, sakin, mutlu ve huzurlu bir yaşam mı sürmeliydik? Yani çabuk gelişim için yavaş hayat?

      Geri kalmışlığımızın boşluğunu hayatımızın diğer yerlerinde mi doldurmak istiyorduk? Oldukça temiz yani çakal olmayan arkadaşlarımızın bile yukarıda anlattığım ülkedeki trafikteki gibi bir trafiğe sabır gösterememeleri toplumdaki genel bir psikoloji sorununu gösteriyor gibi geliyor bana. Bana kalırsa biz de genel bir görmemişlik söz konusu. Çünkü teknolojiye sadece para vererek erişiyoruz. Para vererek o teknolojinin sahibi olamayız. Yani bir BMW bir Mercedes in temsil ettiği yüksek medeniyete para vererek erişemeyiz.

      Bu konuda anlatacaklarım ve sıkıntılarım çok fazla. Sizin de kafanızı daha fazla şişirmek istemem.

      Saygılar...
      Beni Twitter`da Takip Et
      13-05-13, 10:48 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    2. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Master

      Üyelik tarihi
      14-05-11
      Nereden
      ist.

      saygı denen birşey kalmamış bu ülkede.herkes nasıl daha uyanık olurum nasıl daha çok kazanırım nasıl milleti ezerim in peşinde.
      Metrobüslere bakın millet birbirini eze eze ite ite biniyor iniyor.
      Trafikte herkes öne geçme peşinde.

      Sadece İstanbulda da değil.
      Ben Sakarya da daha beterini görüyorum.Burada özellikle kimse yol vermiyor.
      Kavşakta sinyali verip duruyorum özellikle bekliyorum 10araba geçiyor 1tanesi yavaşlamıyor bile adam yavaşlasa ayağını gazdan çekse geçeceğim ama adam hızlanıyor.
      İstanbulda yine bu kadar değil buradakilerde bir eziklik,çekememezlik var.
      Ben de atlıyorum en son dalıyorum.
      Bir şekilde sistemin parçası oluyoruz ne yazık...
      13-05-13, 10:59 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    3. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Hayranı

      Üyelik tarihi
      22-03-13
      Nerden
      Ankara
      İsim
      Ergin
      Soyisim
      YILMAZ
      Araç
      2013 Kia Ceed SW Premium - Dizel-Otm

      Rant elde edeceğim düşüncesi ile hep beraber çöküyoruz. Hep beraber huzursuzluğa ve kalitesiz bir hayata hizmet ediyoruz.

      Acele ettiğimize baksan, sanki Mars keşif aracını biz gönderdik.

      Ömür hocam, çok dertliyim bu konuda. Genel bakmaya çalışıyorum bazen, insanlarımızın hasta olduğu aklıma geliyor. Ama bazen de çıldırıyorum ve küfürden, iç sıkıntısından kendimi alamıyorum.
      13-05-13, 11:09 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    4. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Master

      Üyelik tarihi
      14-05-11
      Nereden
      Büyükçekmece
      Nerden
      İstanbul Avrupa
      İsim
      yalçın
      Soyisim
      yavuz
      Araç
      Cee'd Motion 2011

      güzel bir konuya değinmişsin abi.. ben yavaş gitmeye çalıştıkça, üstüme geliyorlar,insanların yani sürücülerin yada adı herneyse bunların birbirine hatta önce kendilerine saygıları yok..dolayısıyla heran kazaya davetiye basıyorlar..
      13-05-13, 11:57 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    5. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Master

      Üyelik tarihi
      29-08-12
      Nereden
      İstanbul
      Nerden
      İstanbul Anadolu
      İsim
      Serhan
      Soyisim
      Renkgören
      Araç
      Pro_Cee'd Concept SR (2012)

      ne yazık ki insanlarımız bizi hızlı gitmeye zorluyo sanki ben yavaş gitsem dibime kadar giriyor bi geçme çabaları bişeyler insanın sinirlerini bozuyolar sövüp sonra basıyosun istanbulda sakin kullanmak çok zor

      Pro Cee'd Concept SR M/T (2012)
      13-05-13, 12:02 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    6. Durumu:
      Çevrimdışı
      Super Moderator

      Üyelik tarihi
      05-10-11
      Nerden
      35 İzmir
      İsim
      Rasim
      Soyisim
      Yetiş
      Araç
      İ30CW A/T Elite (DCT)

      Geçen yaz, kendi aracımla Avrupa'da 11 ülke dolaştım geldim. Beğenmediğimiz Bulgaristan ve Sırbistan'da bile trafik adına hiç bir zorlukla karşılaşmadım. Avrupa ülkelerinde trafik nasıl anlatmayacağım. Çünkü, herkesin malumu. Özellikle bizim gibi kendisini Avrupa'ya yamamaya çalışan bir ülkenin az çok okur yazar olan vatandaşları biliyor. "Abi adamlar medeni" cümlesiyle de avrupalıyı bir üst dereceye taşıyıveriyor. Peki bizim vatandaşımız bunları biliyor da ne oluyor?
      Dönelim tekrar Avrupa gezisine, biz Kapıkuleden çıkarken tek arabalık çıkış kapısına V şeklinde yanaşmıştık. Çünkü herkes sağdan soldan atlıyor, önündeki aracın önüne geçmeye çalışıyordu yani araya girme psikolojisi. Bu bizim için normal bir davranıştı ama karşı yönde de Türkiye'ye giriş yapanlar da (ki bunlar bizim gurbetçi dediğimiz vatandaşlardı.) aynı vaziyetteydi ve o ana kadar şaşırılacak bir durum yoktu. Neyse çıktık, Bulgaristan'dan çıkarken Türkiye yönüne baktım ki herkes ip gibi. Sırbıstan'dan çıkarken de durum aynı. Diyeceksiniz ki doğal, çünkü bu vatandaşlarımız Avrupa'da yaşıyor ve orada trafik kültürü neyse ona uyuyor. Teorik olarak bu doğru ama Türkiye'ye giriş de niye ip gibi değildi? İşte asıl sorun burda başlıyor. Vatandaş ülke kapılarına gelince birden değişiyor.
      Burada herşeyi yapmak mübah anlayışına bürünüveriyor. İşin özü Türkiye'de verilen eğitimde. Trafik eğitimi demiyorum, zaten böyle bir şey yok. Okullarda denemeler var ama başarısız. Adam biliyor ki, Türkiye'de ağır suçlar hariç yaptıkları yanına kar kalacak, herhangi bir cezai işlem görmeyecek, girdiği karambollerde bir kaza yaparsa o da bahtına olacak, verecek parasını arabasını tamir ettirecek. Karşısındakini mağdur etmiş, tehlikeye atmış umurunda olmayacak. Örneğin, ben bir kamyon sürücüsünü trafik polisine şikayet ettim, polis benden ehliyet ruhsat istedi.
      Gelelim tekrar eğitim konusuna. Hasbelkader eğitim fakültesini de işin içine katarsak 29 yıldır eğitim sisteminin içindeyim. Bizim eğitim sistemimiz içinde teknik bilginin (bilginin öğretilmesi) vardır. Davranış değişikliği yaratacak olan eğitim teorik olarak vardır, pratikte yoktur. Örneğin, bir öğretmen bu öğrencide davranış bozukluğu var diyemez rehber öğretmen hemen uyarır böyle demiyelim diye. Ne diyeceğiz? karşılığı yok. Sadece deme yeter.
      Şimdi, bilimsel davranış yöntem ve teknikleriyle öğrencide davranış değişikliği yaratılmamış, ailede, okulda, sokakta vs. şiddet görmüş ya da istediklerinin kaba kuvvete dayanarak elde edilebildiğini yaşayarak öğrenmiş, daha birinci sınıfta arkadaşının elindekini zorla aldığında, davranışının yanlış olduğunun anlatılması yerine ya bir tokatla geçiştirilmiş ya da, hiç ilgileninmemiş bir öğrenci sürekli buna benzer olaylar yaşadığında farkında olmadan bu yönde bir davranış geliştirmez mi? Bu insanların oluşturduğu bir toplum, bu davranışların normal olduğunu benimsemez mi? Şimdi bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama zaten hepimiz biliyoruz, öylesine biliyoruz ki yaparken bu davranışın olumsuz olduğunu bilmemize rağmen ama ben bunu yapmazsam bu sefer ben haksızlığa uğrarım psikolojisi içerisindeyiz. Daha çok da ben ne dersem o olur havasındayız.
      Sonuç olarak, bugün için ne yaparsanız yapın, mevcut durumu değiştirmek çok zordur. Şikayet etmekten öteye gidemezsiniz. Herkes evinin önünü süpürse, sokaklar tertemiz olur demek safca bir iyi niyet olur. Önemli olan uygun eğitimle bu bilinci bireye kazandırabilmek. Bunun içinde eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Ben öğretmenliğe bunu değiştirebilme ideali ile geldim, şimdi nasıl kaçarım modundayım.
      Ama siz yine de doğru olan davranışı yapmaya özen gösterin. Belki etkilenen birileri çıkar.
      13-05-13, 12:36 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    7. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Hayranı

      Üyelik tarihi
      10-04-13
      Nerden
      İstanbul Anadolu
      İsim
      Gökhan
      Soyisim
      Tarhan
      Araç
      2011 Kia Ceed SportyWagon 1.6 Motion

      Ergin arkadaşım, yerden göğe kadar haklısın..
      Ben bugün taze yaşadığım küçük bir olay paylaşmak isterim.
      ben hergün işe servisle gidip geliyorum.. vecdi diker tünelini bilenler vardır. Çıkışında 1. köprü ve altunizade tarafına ayrım vardır.
      Her sabah mutlaka kuyruk vardır köprü tarafında. bugün özellikle biri (kaldı ki çoğu kişi yaşamıştır) kuyrukta beklemeden tam kavşakta yandan dalmaya çalışıyor. sinyal falan da yok.
      bizim servis şoförüde inat etti, haklı olarak yol vermedi. bu sefer arabadaki adam inip bizimkine küfürler savurmaz mı.. yok böyle bir pişkinlik. biz şeridimizde ama biz ona yol verecekmişiz.
      böyle bir model yok arkadaşlar. olurda bu kadarı da olmaz dedirtenden. insanın başını belaya sokar bu tipler.
      sonuç olarak diyeceğim hepimize bu trafikte bu insan tipli yaratıklara karşı peygamber sabrı versin..
      13-05-13, 12:42 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    8. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Master

      Üyelik tarihi
      29-08-12
      Nereden
      İstanbul
      Nerden
      İstanbul Anadolu
      İsim
      Serhan
      Soyisim
      Renkgören
      Araç
      Pro_Cee'd Concept SR (2012)

      Okullarda aslında trafik eğitimi diye bir ders olsa belkide bazı seyler azda olsa düzelebilir en azından gelecek nesiller için

      Pro Cee'd Concept SR M/T (2012)
      13-05-13, 12:57 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    9. Durumu:
      Çevrimdışı
      Super Moderator

      Üyelik tarihi
      05-10-11
      Nerden
      35 İzmir
      İsim
      Rasim
      Soyisim
      Yetiş
      Araç
      İ30CW A/T Elite (DCT)

      Var zaten. Ama seçmeli ders. Genellikle Okul müdürleri ve yardımcıları girmekle zorunlu oldukları ders saatlerini tamamlamak için kendileri alır. Doğal olarak da ders boş geçer. Girmediğin dersde de öğrenciye 100 patlattın mı kimsenin gıkı çıkmaz, öğrendik, öğrenmedik diye sorgulamaz.
      Beni 23 yıllık meslek hayatımda bir kez ehliyet sınavına çağırdılar, bir daha da çağırmadılar. Sizce neden?
      13-05-13, 13:38 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    10. Durumu:
      Çevrimdışı
      Ceed Hayranı

      Üyelik tarihi
      22-03-13
      Nerden
      Ankara
      İsim
      Ergin
      Soyisim
      YILMAZ
      Araç
      2013 Kia Ceed SW Premium - Dizel-Otm

      Alıntı rayen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Geçen yaz, kendi aracımla Avrupa'da 11 ülke dolaştım geldim. Beğenmediğimiz Bulgaristan ve Sırbistan'da bile trafik adına hiç bir zorlukla karşılaşmadım. Avrupa ülkelerinde trafik nasıl anlatmayacağım. Çünkü, herkesin malumu. Özellikle bizim gibi kendisini Avrupa'ya yamamaya çalışan bir ülkenin az çok okur yazar olan vatandaşları biliyor. "Abi adamlar medeni" cümlesiyle de avrupalıyı bir üst dereceye taşıyıveriyor. Peki bizim vatandaşımız bunları biliyor da ne oluyor?
      Dönelim tekrar Avrupa gezisine, biz Kapıkuleden çıkarken tek arabalık çıkış kapısına V şeklinde yanaşmıştık. Çünkü herkes sağdan soldan atlıyor, önündeki aracın önüne geçmeye çalışıyordu yani araya girme psikolojisi. Bu bizim için normal bir davranıştı ama karşı yönde de Türkiye'ye giriş yapanlar da (ki bunlar bizim gurbetçi dediğimiz vatandaşlardı.) aynı vaziyetteydi ve o ana kadar şaşırılacak bir durum yoktu. Neyse çıktık, Bulgaristan'dan çıkarken Türkiye yönüne baktım ki herkes ip gibi. Sırbıstan'dan çıkarken de durum aynı. Diyeceksiniz ki doğal, çünkü bu vatandaşlarımız Avrupa'da yaşıyor ve orada trafik kültürü neyse ona uyuyor. Teorik olarak bu doğru ama Türkiye'ye giriş de niye ip gibi değildi? İşte asıl sorun burda başlıyor. Vatandaş ülke kapılarına gelince birden değişiyor.
      Burada herşeyi yapmak mübah anlayışına bürünüveriyor. İşin özü Türkiye'de verilen eğitimde. Trafik eğitimi demiyorum, zaten böyle bir şey yok. Okullarda denemeler var ama başarısız. Adam biliyor ki, Türkiye'de ağır suçlar hariç yaptıkları yanına kar kalacak, herhangi bir cezai işlem görmeyecek, girdiği karambollerde bir kaza yaparsa o da bahtına olacak, verecek parasını arabasını tamir ettirecek. Karşısındakini mağdur etmiş, tehlikeye atmış umurunda olmayacak. Örneğin, ben bir kamyon sürücüsünü trafik polisine şikayet ettim, polis benden ehliyet ruhsat istedi.
      Gelelim tekrar eğitim konusuna. Hasbelkader eğitim fakültesini de işin içine katarsak 29 yıldır eğitim sisteminin içindeyim. Bizim eğitim sistemimiz içinde teknik bilginin (bilginin öğretilmesi) vardır. Davranış değişikliği yaratacak olan eğitim teorik olarak vardır, pratikte yoktur. Örneğin, bir öğretmen bu öğrencide davranış bozukluğu var diyemez rehber öğretmen hemen uyarır böyle demiyelim diye. Ne diyeceğiz? karşılığı yok. Sadece deme yeter.
      Şimdi, bilimsel davranış yöntem ve teknikleriyle öğrencide davranış değişikliği yaratılmamış, ailede, okulda, sokakta vs. şiddet görmüş ya da istediklerinin kaba kuvvete dayanarak elde edilebildiğini yaşayarak öğrenmiş, daha birinci sınıfta arkadaşının elindekini zorla aldığında, davranışının yanlış olduğunun anlatılması yerine ya bir tokatla geçiştirilmiş ya da, hiç ilgileninmemiş bir öğrenci sürekli buna benzer olaylar yaşadığında farkında olmadan bu yönde bir davranış geliştirmez mi? Bu insanların oluşturduğu bir toplum, bu davranışların normal olduğunu benimsemez mi? Şimdi bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama zaten hepimiz biliyoruz, öylesine biliyoruz ki yaparken bu davranışın olumsuz olduğunu bilmemize rağmen ama ben bunu yapmazsam bu sefer ben haksızlığa uğrarım psikolojisi içerisindeyiz. Daha çok da ben ne dersem o olur havasındayız.
      Sonuç olarak, bugün için ne yaparsanız yapın, mevcut durumu değiştirmek çok zordur. Şikayet etmekten öteye gidemezsiniz. Herkes evinin önünü süpürse, sokaklar tertemiz olur demek safca bir iyi niyet olur. Önemli olan uygun eğitimle bu bilinci bireye kazandırabilmek. Bunun içinde eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Ben öğretmenliğe bunu değiştirebilme ideali ile geldim, şimdi nasıl kaçarım modundayım.
      Ama siz yine de doğru olan davranışı yapmaya özen gösterin. Belki etkilenen birileri çıkar.
      Abi, bu konuya genel eğitim (bizde olmayan, bizde olan öğretim) düzeyinde yaklaştığın için teşekkürler. Yalnız anlattığınız gibi insanlarımızın başka ülkelerde kurallara daha saygılı olması ama bu ülkede azıtmaları dışında da bir unsur var. Gerçi genel eğitim konusu içerisinde bu unsuru da barındırıyor ve yazmışsınız. Abi siz genel olarak değinmiş olmanıza karşın ben yine de Almanya da yaşanan aşağıdaki olayı anlatmak istiyorum. "Vay be! ne medeniyet" falan gibi tepkiler gelsin diye değil. Biraz psikoanaliz, biraz kafa yapısının ne şekilde çalıştığına örnek olması adına.

      TR den gelen arkadaşlarım bir Alman şöförün kontrolünde Almanya otobanlarında seyir halinde iken. Dönecekleri sapağı kaçırıyorlar. Biraz ilerde karşı yola geçebilecekleri küçük bir aralık görüyorlar ve alman şöföre o aradan dalıp karşı yola geçebileceğini anlatıyorlar.

      Adamın yanıtı: "Neden, yanlış bir durum mu var. Neden duruyorum, neden ordan geçeceğim. Bilmediğim garip bir durum mu söz konusu"

      ----------

      Yapmak istedikleri hinliği adama bir türlü anlatamıyorlar. Adamın hakikaten kafası almıyor. Sonuçta uzunca bir süre seyir edip yasal yerden geri dönüyorlar ama adam hala istenilen şeyin niye istendiğini anlamıyor.

      ---------

      İşte burada garip bir durum söz konusu. Bu davranışı ve alman adamın karşı davranışını inşa eden temel unsurlar çok ama çok farklı. Huzur ortamında büyümüş, kuralların onu koruması için var olduğuna inanmış (inanmış kelimesi bile yanlış, su içmek gibi birşey olmuş) bir insan tipi ile tam tersi bir insan şekli söz konusu...

      Sizce baştan sona bir çok şeyimizi yeniden düşünüp, her şeye yeniden başlamak gerekmiyor mu? İçimizdeki bütün gecekonduları ve yerine yapılan çok katlı gecekonduları yıkmak lazım değil mi?

      Bu saflığı nasıl yakalayacağız?

      Ya da saflık = kerizlik olarak mı kalacak?
      13-05-13, 14:53 Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla

    Konu Bilgileri

    Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

    Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Visitors found this page by searching for:

    Nobody landed on this page from a search engine, yet!
    SEO Blog

    Yer imleri

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64